İnsan Hakları Gündemi Derneği - Ana Sayfa

Mülteci Hukuku

"Mülteci Hukuku" bölümüne ait Soru-Cevap sayfası için tıklayınız.

Sorularınızı her konu başlığı altında bulacağınız form aracılığı ile ya da izmir@rightsagenda.org adresine göndereceğiniz bir e-posta ile bize iletebilirsiniz.

 


 

Türkiye, Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin 1951 Cenevre Sözleşmesinin hazırlıklarına katılan ve sözleşmeyi ilk imzalayan ülkelerden birisidir. Aynı zamanda BMMYK Yönetim Kurulu (ExCom) üyesidir. Ancak hem 1951 Cenevre Sözleşmesini hem de bu sözleşmeye ek olarak yapılan 1967 protokolüne "coğrafi çekince" ile imza atmıştır. Bu coğrafi çekince ile Türkiye, sadece Avrupa ülkelerinden sözleşmede belirtilen zulüm korkusu ile kaçan kişileri, mülteci olarak kabul etmektedir. Bu haliyle Türkiye, bu çekinceyi aktif olarak uygulayan tek ülkedir.

2000'li yılların başından itibaren, Avrupa Birliği'nin Ortak İltica Sistemi'ne geçiş çalışmaları ve yeni ortak sınır politikaları neticesinde, Avrupa Birliği'nin güney sınırını oluşturan Akdeniz'de göçmen, sığınmacı ve mültecilerin karşısında, geçilmez yeni bir "Berlin Duvarı" yükselmiştir.

Özellikle kuzey Afrika'dan Avrupa Birliği'ne yönelik nüfus hareketini sınırlamaya/engellemeye yönelik politikalar sonucunda, söz konusu hareket yeni bir yol arayışına girmiş ve Avrupa Birliği'nin güneydoğu sınırında yer alan Türkiye önemli geçiş güzergahlarından biri haline gelmiştir.

Son on yılda önemli ölçüde artış gösteren bu nüfus hareketi karşısında Türkiye, gerek insani açıdan gerekse de yasal mevzuat açısından hazırlıksız yakalanmış ve geride kalan süreçte bu boşlukları dolduramamıştır. Hatta bu boşlukları doldurmak yerine, söz konusu hareket büyük ölçüde görmezden gelinmiş ve güncel politikalar oluşturulamayarak, bir hukuksuzluk alanı yaratılmıştır.

 

Bu bölüm Av. Orçun Ulusoy tarafından hazırlanmıştır.

Bu Proje National Endowment for Democracy tarafından desteklenmektedir.
Mational Endowment for Democracy